MÜRŞİD
Bir tarikatın piri ve imamı gibi kendisine uyulan kimse hakkında kullanı­lır bir deyimdir. Tasavvufla ilgili eserlerde ise, Allah yoluna koyulmuş ve kor­kulacak şeylerle tehlikeli şeyleri bilmiş olan zata denir. Mürşid, kendisine talebe olanı irşad eder. Hakk'a ulaşılacak yolda yürü­mesini sağlar, ona rehberlik eder. Ona faydalı olacak ve zararı dokunacak şey­leri gösterir. Mürşid, din ve şeriatı inananların kalbine yerleştiren kimsedir. Mürşid, kullarını Allah'a sevdiren, Allah'ı da kullarına sevdiren ve Al­lah'ın kullarının en sevgilisi olan rehber kimsedir. Allah Rasulü (s.a.v.), Tebük savaşından döndükten sonra: "Biz küçük cihaddan şimdi büyük cihada döndük. Ona göre hazır­lıklı olun" buyurmuş, dostları: "Büyük cihad nedir, ey Allah'ın Rasulü?" diye sorunca: "Büyük cihad, nefsinizle olan c ihaddır" buyurmuştur. Mürşid, şeriat, tarikat ve hakikat ilimlerinde kâmil olduğu gibi dünya ilimlerinde de cahil olmamalıdır.

Üç türlü mürşid vardır:

Sohbet ehli mürşid.

Zikir ehli mürşid,

Cübbe ehli mürşid.

Zamanımızda zikir ehli mürşid ile cübbe ehli mürşid çokça bulunmakta­dır. Sohbet ehli mürşid ise her asırda az bulunan kıymetlerdir. Bu hususta dik­katli olmak gerekir. Allah dostlarının anılması ilahî rahmetin yağmasına, feyzin gönle dolma­sına vesile olur. Çünkü veliler Yüce Allah'ın Rahman sıfatı ile sıfatlanmıştırlar. Dertlere deva, yoksullara yardım için yetkili kılınmışlardır. Onların söz ve sohbetleri "Ab-ı hayat"tır. Onların gönüllerinden içenlerin ölü kalpleri hayata kavuşur, ebediyyet sırrını yakalar ve vuslata erdirir. Yüce Allah tasarruf hakkını onlara vermiştir. Onlar, her yaptıkları şeyi Allah için yaparlar. Arş, Levh, Kürsî onların elinin içindedir. Bundan dolayı mürşidler ellerinin içini öptürürler. Birçoğu da el öptürmekten şiddetle kaçı­nırlar. Ama onlar kimsenin elini eteğini öpmezler. Rastgele kimselerin mürşidlik iddiasında bulunmaları korkunç bir vebal­dir. Affedilmez günahtır. Öylelerine şunu sormak gerek: "Ey kuru iddiacı! Aziz Mahmud Hüdayi gibi kadı iken omuzunda ciğer satabilir misin? Akşemseddin gibi Hacı Bayram dergâhında köpeklerle bir tasta çorba içebilir misin? Ashab-ı Kehf'in Kıtmîri bir köpek iken, Allah dostları ile beraber olduğu için şeref ve itibar kazandı. O da onlarla birlikte cennete gire­cek!"

Allah'ım! Bizleri dostlarından ayırma. Dünyada ve ahirette onlarla bir­likte eyle...